17 Haz 2009

Dünyanın En İlkel Kabileleri

 

f_slavery_boy_map_africa

İnsanlık bilim ve teknoloji alanındaki en büyük adımlarını son 500 yıl içerisinde atmış olsa da aslında sosy-ekonomik yaşam tarzı her zaman aynı hızla gelişmemektedir.  Antropologlara göre 5.000 yıl öncesinde dünya üzerindeki tüm insanlar kabileler halinde yaşıyordu. Yani ilkel kelimesi bir aşağılama değil sosyolojik bir tanımdan ibaret. Bu bakımdan ilkellik her toplumun geçirdiği gelişim evrelerinde en uzun zamanı kapsayan bir süreçtir. Bugün dünya üzerinde hâlâ dış ilişkilere kapalı kabilelerin varlığı bilinmektedir. İnsanoğlunun en basit yaşam tarzını hâlâ koruyan bu insanları Pasifik’ten Afrika’ya, Afrika’dan Amerika’ya her coğrafyada görmek mümkün. Kültür ve inanışları ile ilgili bilinenler çoğaldıkça aslında bu insanların o kadar da ilkel olmadığı ortaya çıkmaktadır. Ancak dünya ile ilişkisi olmayan bu insanların son teknoloji ile elde edilen uzay bilgilerini nasıl öğrendikleri ise oldukça büyük bir muamma. Lafı fazla uzatmadan size dünyanın bilinen en ilkel kabilelerini tanıtmaya başlayalım.

 

1-) Lemba Kabilesi – Afrika’nın Kara Yahudileri

lemba_kabilesi 1695_Eretz_Israel_map

Yahudilik temelleri en eski dinlerden biri olarak tarihsel birçok gerçekliği de içerisinde efsanevi olaylarla gizlemektedir. Tevrat’tan anlaşıldığına göre ilk peygamberlerden sayılan Hz. İbrahimin torunu İshak’ın oğlu Yakup peygamberin 4 farklı eşinden 12 oğlu ve 1 kızı vardır. Dünya üzerindeki tüm Yahudiler yani İsrailoğullarının  bu ailenin oğullarının neslinden 12 kabileden oluşmaktaydılar. Bugünkü Yahudiler, Yehuda ve Bünyamin’in soyundan gelmekte olup geri kalan 10 kabilenin akıbeti ise bilinmemektedir. M.Ö 8. yüzyılda Asur kralı Büyük Şarrukin’in İsrail Krallığını dağıtmasıyla “vaadedilmiş topraklardan” kopan Yahudiler dünyanın dört bir yanına dağıldılar. İşte dağılan bu on kabilenin Afrika ayağı geçtiğimiz yıllarda bulundu. Daha önce en gizemli yapılar konusunda adını andığımız Zimbabwe civarında yaşayan Lemba kabilesini keşfeden Londra Üniversitesi profesörü Tudor Pâffitt, yaptığı genetik araştırmalarla onların Yahudi kökenli olabileceklerini iddia etmektedir. Lembalar, Mwali adını verdikleri Tek tanrıya inanmakta ve sünnet uygulamasını Afrika’da bile sürdürmektedirler. Dünyada İsrailoğullarından geldiklerinden şüphelenilen bikaç kabile daha vardır. Birmanya’daki Mizo, Çin’deki Chiangmin bunların en bilinenleridir.

 

2-) Sioux Kabilesi – 150 Yıl Sonra Gelen Özgürlük

0109-004-Sioux-Indians,-Man SiouxMaiden1908-500

Amerika kıtasının keşfinin ardından burada yüzyıllarca kendi halinde yaşayan kızılderili kabileleri de kendilerini bir varolma savaşının ortasında buldular. Bu kabilelerin en büyüğü ve en bilineni olan Sioux (Siyu) kabilesi, beyaz adamların esaretine tam 150 yıl sonra baş kaldırdı ve bağımsızlığı ilan etti. Siyuların en tanınan lideri soluk benizli işgalcilerler en son savaşı yapan Oturan Boğa (Yerli dilinde: Tatanka Iyotake)’dir. On yıllarca süren savaşın ardından besin kaynakları hızla tükenen Amerikan yerli kabilelerinden Comanchee, Shoshone, Cheyenne, Cherokee ve diğerleri Siyuların liderliğinde işgalcilerle anlaşma yaparak yaşamlarına devam etmişlerdi. Ancak 150 yıl sonra bu anlaşmayı fesheden Siyular bağımsızlıklarını ilan ederek Amerika’nın Dakota eyaletinde yaşamaktadırlar. Kızılderili kabilelerin Amerika’ya nereden gelip yerleştikleri konusundan çeşitli iddialar olmakla beraber eski Türk kültürü ile benzerlikleri nedeniyle orijinlerinin Türk olabileceği iddiaları da mevcuttur.

 

3-) Pirãha Kabilesi – Zaman ve Sayı Kavramı Olmayan Halk

amzp14 amzp8

Güney Amerika’nın hayat damarlarından olan Amazon bölgesinin güneyindeki Maici Nehri civarında yaşayan Pirãha halkı tıpkı diğer yerliler gibi avcılık ve toplayıcılık ile yaşıyorlar ancak onları ilginç kılan tabii ki bu özellikleri değil. Onların asıl özelliklerini yıllarca aralarında yaşayarak kültürlerini ve dillerini öğrenen dünyanın en önemli dil profesörlerin olan Daniel Leonard Everett keşfetmiş. Profesörün anlattıklarına göre Pirãhaların kullandıkları dilde sayıları ifade eden kelimeler hiç yok. Örneğin 1 yerine "az", "az bir miktar", 2 yerine ise "pek de çok değil" anlamına gelen kelimeler kullanılıyor. Ayrıca araştırmacıların tüm çabalarına rağmen en basit aritmetik işlemlerini bile öğrenemişler. Yazılı bir kültürleri olmadığı için okuma yazma gibi bir çabaları da yok. Dilleri oldukça basit olan Pirahalarda zaman edatı gibi kullanım da söz konusu değil. Yani “avlanmadan önce yemek yiyelim” gibi bir cümle kuramıyorsunuz. Tıpta polifazik uyku olarak tanımlana 15 dakika ile 2 saat arasında kısa süreli uyuyorlar asla uzun bir gece uykusu söz konusu değil. Sanırım tüm bunların nedeni ise bu tarz şeylere şimdiye kadar ihtiyaçları olmamasıdır.

 

4-) Pigmeler – 1 Metrelik İnsanlar

pygmy

Yaşamın 10.000 yıl önce başladığı kabul edilen Orta Afrika’nın ilk sakinleri olan Pigmeler, bugün Papua Yeni Gine ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde de yaşayan ve boyları 1.5 metreyi aşmayan insanların oluşturduğu bir kabiledir. “Negrillolar” da denilen bu halk yaşamları boyunca başka bir ırk ile karışmadan gümüze kadar gelmişlerdir. Avcılık ve toplayıcılıkla hayatlarını sürdüren Pigmeler, ilkel bir dil kullanmakta ve Khmvum dedikleri tek bir tanrıya tapmaktadırlar. Pigmelerin gelenekleri efsane ve şiir bakımından zengindir. Dünyanın çeşitli yerlerinde farklı ırklardan kısa boylu kabileler bulunmakla beraver Pigme terimini ilk olarak Homeros kullanmıştır.

 

5-) Zulular – Savaşan Halktan Sevişen Halka

ZuluWarriors_adj

 

10 milyonluk nüfusuyla Güney Afrika’nın en büyük kabilelerinden olan Zulular, Lesotho, Svaziland gibi ülkelerin batılı kaşiflerin keşfinden önce buralarda yaşamaktaydılar. Bir zamanlar çocuklarının sol ellerini kullanmalarını yasaklamış kabile, günümüzde Zulu kralı Goodwill Zwelethini binlerce bakire kız arasından yaptığı eş seçme töreni ile sıkça medyada yer almaktadır. Yıllarca işgalcilerle savaştıktan sonra modern hayata uyum sağlayan Zulu’lar bugün bağımsız olarak Mozambik bölgesinde yaşamaktadırlar.

 

6-) Dogon Kabilesi – Astronomi Uzmanları

Dogon-Dancers7

Dogon kabilesi bugün Güney Afrika’nın Mali ülkesinde yaşamakta olan 250 bin nüsuflu bir halktır. Geçmişleri hakkında pek fazla şey bilinmeyen Dogon kabilesinin 13. veya 16. yüzyılda şu an bulundukarı yere geldikleri tahmin edilmektedir. 1931 yılında Fransız insanbilimcileri Marcel Griaule ve Germaniae Dieterlen Dogonlar’ı geniş çapta incelemeye karar vermiş ve 21 yıl boyunca Dogonlar’la yaşamışlardır. Bu iki insanbilimcinin araştırmaları Dogonlar hakkında pek çok bilinmeyenin keşfine olanak sağlamıştır. Yapılan birçok araştırmada Dogonların çok derin bir astronomi bilgisine sahip olduğu anlaşılmıştır. Dogonlar üzerinde araştırma yapan Amerikalı bilim adamı Robert Temple bir Nommo uzay gemisinin gelişini ve dönerek yere inişini simgeleyen resimler bulmuştur.Dogonlar’ın Sirius siteminde Emme Ya adını verdikleri ve Nommoların gezegeni olduğunu söyledikleri üçüncü bir yıldızın varlığından bahsetmektedirler.  Bunun Popola (Sirius B)’dan dört kez daha hafif olduğunu yine Sirius B gibi 50 yıllık bir zamanda daha geniş bir yörünge çizdiğini ve her ikisinin çapları arasında bir dik açı oluştuğunu belirtiyorlar ve Emme Ya’nın bir de uydusu olduğunu söylüyorlar. Hakikaten de Dogonlar’ın Emme Ya’sı vardır ve o astronomlar tarafından ancak 1995 yılında keşfedilmiş olan Sirius C yıldızıdır!

2 yorum:

Osman Bulut dedi ki...

Dogon kabilesini ilk defa duyuyorum, gerçekten çok ilginç geldiler. Tabii akla hemen dünya dışı canlılardan haber aldıkları falan geliyor ama incelenmesi gerek...

Yasin dedi ki...

@Osman Bulut

Ünlü Ufo araştırmacısı Erik von Daniken tan sizin gibi düşünmüş ama bu iddia ne kadar temellendirilebilir orası meçhul. Daniken gibi cevapsız sorular sormak bir çözüm değil kanımca.

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Grocery Coupons